77. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’taki Türkevi’nde gazetecilerle bir araya gelerek soruları yanıtladı. Nikos Dendias’ın “Rumlar” tanımlaması Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sert bir yanıt aldı. Benim muhatabım değil diyen Erdoğan, Mevlüt Bey ile görüşsün dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Sorulara Cevap Verdi?

Soru

Diğer liderlerin de sizinkine benzer görüşler ifade etmeye başladığını ve BM Genel Kurulu’na yaptığınız konuşmalarda daha fazla destek almaya başladığınızı söylediniz. İkiniz de konuşmalarınızda dünya barışını desteklemek için yaptığınız çalışmaları tartıştınız ve Yunanistan’ın Ege’deki konumunu göstermek için resimler kullandınız. Liderler konuşmanıza ve daha sonra onlarla bir araya geldiğinizde sergilediğiniz resimlere nasıl tepki verdi? Ayrıca, konuştuğunuz tüm liderlere, “Türkiye” isimli bir kitap da dahil olmak üzere, İletişim Başkanlığı tarafından bir araya getirilen bir kitap paketi verdiniz. Şimdi “Türkiye” diyorlar mı?

Cevap

Karşılaştığım her lidere bu kitap koleksiyonunu verdim. Mükemmel bir eser. Yabancılar, milletimize atıfta bulunmak için Türkiye adını kullanma işinde gayet iyiler. Dersimizi iyi çalışır, her konuşma ve toplantıya özenle hazırlanır ve karar vericilere kendimizi bu şekilde sunarız. Buradaki stratejilerimizi desteklemek için yazılı ve görsel içerikler kullandık ve kullanmaya devam ediyoruz. BM Genel Kurulu’nda mesajımızı pekiştirmek için çeşitli görselleri kullanma şansımız oldu. Bunlar sunumumuza eklendi, bu da konuşmamızı geliştirdi. Gösterdiğim resimlerden birinde, Yunan sahil güvenliğin teknelerini batırması sonucu hayatını kaybeden 9 aylık Asım bebek ve 4 yaşındaki Abdülvahap’ın cansız bedenleri tasvir edilmişti. Özellikle gelenler bunu sık sık sordular. Bu yavruların görüntüsünü sergileyerek dünyaya insanlık dersi vermeyi umduk ve bunu başardığımızı düşünüyorum.

Şimdi hem daimi üye sayısını hem de geçici üye sayısını artırmayı öneriyorlar. Ancak, açıkçası konumlarını paylaşmıyorum. Tek tip olması gerektiğini ve “kalıcı ve geçici” olmaması gerektiğini iddia ediyorum. Ek olarak, tamamen dönüşümlü bir üyelik yapısı uygulanmalıdır. Şu anda bu dönüşümlü üyelik sisteminin 193 üyesi var; bu 193 üyeyi dönüşümlü yapmak gerekiyor; 20 20 ise, bu alternatif olarak yapılmalıdır. Bunların her iki yılda bir dönüşüm geçirmesi gerekir ve 10-10 şeklini alan bu dönüşüm sırasında herkes bir iki yıl asil üye olarak kalır. Çünkü BM’nin bu çağa bir son vermesi gerekiyor. Aksine, Güvenlik Konseyi üyelerinin bunda önemli bir etkisi olmalıdır. Bakın, Japonya şu anda soruyor, “Neden burada değilim?” Almanya onun yokluğunu sorguluyor. Aynı şekilde Türkiye de “Neden burada değilim?” diye yakınıyor. Bu nedenle, bu sorunu hemen çözmeliyiz.

 

Leave A Reply